|
|
|
|
|
Datça
;Akdeniz ile Ege denizinin iç içe geçtiği sularda irili ufaklı
koylardan oluşan kıyı şeridi ,kıyıya dek uzanan ormanları,zengin
bitki örtüsü yıl boyunca ılıman iklimi ile bir yeryüzü
cennetidir.Doğal güzellikleri yanı sıra binlerce yıllık uygarlık
katmanlarından oluşan tarihsel kalıntılarıyla turizme ağırlık
verilmesi için tüm koşullar bulunmaktadır.Yörenin 1960 lara değin
dışa açılmayışı hem turizmin ülke çapında geriliğinden,hemde
belli başlı merkezlere uzak ve yolunun dar virajlı oluşundan
kaynaklanmaktadır.1970'li yılların başında Bakanlıklar arası
Turizm Komitesi'nin Datça'yı öncelikli turistik bölge ilan
etmesi yöre turizmini harekete geçirmiştir. Datça M.Ö 7. yy da
Ege adalarından gelerek lonya'nın güney kıyılarına yerleşen
Dor'lar tarafından Knidos antik kentinin yakınlarında
kurulmuştur.Knidos Strabon'un deyişiyle " Yarımadaların en
güzeli üzerinde tanrıçaların en güzeli " için kurulmuş
bir kenttir.
Akdeniz ve Ege'nin buluşma noktasındaki yarımadanın üzerinde
kurulu olan Datça,yüzlerce yıldır denizle bütünleşen doğal güzelliğiyle,insanların
hayranlığını kazanan bir yerleşim birimidir.Döneminin en önemli
liman kentlerinden biri olan Knidos'un tarihi ve kültürel zenginliği
üzerine kurulu Datça üzerinde yaşayan Anadolu uygarlıklarının
vazgeçilmezlerinden biri.Dorlar,Persler,Atinalılar,Romalılar,Germiyanoğulları
ve son olarak da Osmanlı İmparatorluğu bu güzel ilçenin
tarihsel birikimine katkı sağlamış.Datça,Anadolu'nun güney batısında,Gökova
ve Hisarönü körfezleri arasında,birbirinden güzel koy ve
plajları,pırıl pırıl tertemiz denizi,köklü tarihi,bozulmamış
doğası,zengin flora ve faunası,oksijeni bol,nem oranı düşük,yılın
300 günü güneşli havası,ılık iklimi ile Akdeniz ve Ege'nin
buluştuğu bir cennettir.Tarihte,Datça Yarımadası'nın havasının
insanları iyileştirdiğine dair rivayetler olduğu gibi günümüzde
de kalp,dolaşım,sinir ve romatizma hastaları tarafından Datça
tercih edilmektedir.Datça'ya 70 km'lik genişletilmiş ve düzeltilmiş
kara yoluyla Marmaris üzerinden,mavi ve yeşilin kaynaştığı,Ege
ve Akdeniz'in en güzel koylarını seyrederek gelinebileceği gibi
Bodrum'dan yada Yunanistan'ın Rodos ve Simi adalarından kalkan
feribot ve deniz otobüsleriyle de keyifli deniz yolculukları yapılarak
ulaşılabilir. |
|
|
|
|
|
Datça'ya
yolunuz düşerse Eski Datça'yı mutlaka görmelisiniz.Adının
Eski Datça olduğuna bakmayın.Datça'nın üç mahallesinden en düzenli
ve son yılların gözde mekanlarının yer aldığı bir yer burası.Eskiliği
ilk yerleşim yeri ve yıkılmış eski binaların yoğunlukta olması.Şimdi
o yıkıntılar tek tek ayağa kaldırılıyor ve el yakan paralarla
satışa sunuluyor.En fazla iki katlı olan eski Datça evleri bir
sanat ürünü taş işçiliği ve begonvillerle süslü dar
sokaklara görsel bir zenginlik kazandırmıştır.Can Yücel'in yapıtlarının
sergilendiği ve Yücel ailesinin ziyaretlere açık tuttuğu
Canevi'ni de mutlaka görmelisiniz.Datça'nın nüfusu merkeze bağlı
9 köy ile birlikte toplam 15.000 dolayındadır.Yaz aylarında
yerli ve yabancı turistlerin gelişiyle 50.000'lere ulaşır. Yarımada
tarihi yönden zengin olduğu kadar doğa yönünden de oldukça büyüleyicidir.Ülkemizde
ilk önce badem çiçekleri Datça Yarımadası'nda açıyor ve yine
ülkemizin ilk çağlası şubat ayında Datça'da çıkıyor.Datça'nın
balı ve balığıda ünlüdür.Birbirinden güzel koy ve
plajlarda,pırıl pırıl tertemiz sularda yılın büyük bir bölümünde
denize girmek mümkün.Yarımadanın deniz girmek için uygun koy ve
plajının çoğunluğu,genelde güneyde bulunuyor.Bunların belli
başlıcaları doğudan batıya doğru;Kuruca Bük,Aktur,Karaincir,Güllük,Gebekum,
Burgaz,kargı,Domuz Bükü ve Palamut Bükü koy ve plajları.Şehir
merkezindeki Hastanealtı,Kumluk,Taşlık ve Azganlı plajlarında
da denize girilebiliyor.Bu plajlardan bir çoğu her yıl Mavi
Bayrak ödülü ile ödüllendiriliyor. |
|
|
|
|
|
Şehir
merkezinde Taşlık plajının güney batısında suyu denize göre
daha ılık olan içerisinde sağlığa yararlı çeşitli
mineraller bulunan ve enfes bir manzaraya sahip olan minik bir göl
bulunuyor.Yarımada yat turizmi açısından hem doğa güzellikleri
ve uygun koyları ile hem de zengin kültürel değerleriyle çok çekici.
Özellikle Balıkaşıran Mevkii'ndeki çam ve günlük
ormanlarıyla kaplı koylar ve Knidos Güney Limanı teknecilerin
vazgeçilmez uğrak yerleridir.Yarımada üzerinde dağ,doğa yürüyüşü
tutkunları için çok sayıda yürüyüş parkuru var.Akdeniz
ikliminin hakim olduğu Datça Yarımadası'nda yazları sıcak ve rüzgarlı;kışları
ılık ve yağışlıdır.kuzey ve güneyden esen rüzgarlar tamamen
denizden geçtiği için yazın kavurucu sıcaklığı
hissedilmez.Nem oranı sıfıra yakın olan Datça'nın havası
insan sağlığı için yararlıdır.Yarımadaya hakim mikroklima
etkeni özellikle astım hastaları için çok faydalıdır.Bu iklim
sayesinde Datça'da üretilen sebze ve meyvenin tadı daha bir başkadır
sanki.Balı,bademi,üzümü,zeytini,sıkma zeytinyağı,narı,narenciyesi,domatesi,biberi
ve binbir çeşit otları farklı bir tat bırakır damağınızda.Datça
insanının sevecenliğinde,yardımseverliğinde,insancıllığında,hoşgörüsünde
bu iklimin etkileri vardır. |
|
|
|
|
|
DATÇA'YA
ULAŞIM
Dalaman
havaalanına İstanbul ve Ankara'dan direk uçuşlarla ulaşabilirsiniz.
Dalaman havaalanı Datça'dan 160 km. uzaklıktadır ve havaalanından
Marmaris'e kadar servis ile ve daha sonrasını ise saat başı
kalkan minibüsler aracılığıyla tamamlayabilirsiniz. Bodrum
havaalanına gelmek isteyenler için ise feribot servisi ile Datça'ya
2 saat içinde ulaşma imkanı bulunuyor ancak kesin hareket
saatleri sezona ve aylara göre değiştiğinden daha önceden soruşturmada
fayda var. Datça Marmaris arası 65 km. ve yaklasik bir saatlik bir
yolculuk gerekiyor. Datça İzmir arası ise 330 km. ve 4 saatte İzmir'e
ulaşım imkanı var. Datça İstanbul arası ise otobüsler ile
yaklaşık 14 saat sürüyor. Bunun dışında Rodos ve Sömbeki
adalarından kalkan feribot ve deniz otobusleri ile Datça'ya ulaşmak
mümkün.
Bazı
il ve ilçelere göre uzaklıklar:
Marmaris 70
Km. - Köyceğiz 125 Km. - Istanbul 790 Km. - Dalaman 155 Km. -
Bodrum 240 Km. - Ankara 825 Km. - Muğla 125 Km. - Fethiye 197 Km.
Antalya 505 Km. - Milas 185 Km. - İzmir 345 Km. |
|
|
|